Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:
“Bugün, kaybettiğimiz canlar için gıyabi cenaze namazı kılıyoruz. Bu vesileyle, eğitimin ve öğretmenin değerini her fırsatta hatırlatan Diyanet yetkililerine teşekkür ediyoruz. Çünkü öğretmenliğin peygamberlik mesleği olduğunu salık veren bir medeniyetin mensuplarıyız. Çünkü kendisine bir harf öğretene kırk yıl köle olmayı taahhüt eden ilim kapısı Hz. Ali’nin idrakinin örnek alınması gerektiğine inanıyoruz.
Eğitim çalışanları olarak üç gün iş bırakarak okullarımızın güvenliği konusunda gerekli önlemlerin alınmasını, sanal ortamların takip edilmesini ve okullarımıza sahip çıkılması konusunda hassasiyetimizin işitilmesini sağlamaya çalıştık. Verdiğimiz mesajların karşılık bulmaya başladığını, şiddete karşı çok yönlü bazı tedbirlerin alındığını ve yenilerinin de alınacağını görmekteyiz. Devletin dijital bataklıkların kurutulması için verdiği mücadeleyi destekliyoruz.
Eğitim çalışanları olarak bizler, öğrencilerimizi ve okullarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Her zamankinden daha büyük bir coşku ve istekle okullarımızda görevimizin başında olacağız. Okullarımıza sahip çıkmaya, şer odaklarının kirli oyunları karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz.
Özellikle dijital terörün yol açtığı tehlikelere, tehditlere karşı herkesi üzerine düşeni yapmaya; sanal dünyadaki kirli oyunların yönlendirdiği saldırılar karşısında öğrencilerimize, kurumlarımıza ve eğitim çalışanlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Eğitim, sadece okulda değil, hayatın her alanında korunması gereken bir değerdir. Okullarımıza yönelen saldırıları milletimiz için beka sorunu olarak değerlendiriyor, milletimizin bekasını, gençlerimizin geleceğini, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının can güvenliğini her şeyin üzerinde görüyoruz.
Çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin gündemde olan 15 yaş sınırlamasının artık sadece bir düzenleme değil, ülkemizin geleceği için ciddi bir güvenlik meselesi hâline geldiğinin idrak edilmesini istiyoruz.
Bu düzenlemeye karşı çıkan, kısa süre önce ‘Okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez’ diyen ancak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş meydanlarında ‘Neden okulların güvenliği sağlanmıyor?’ diye seslenen bazı çevrelerin çelişkili tutumu da milletimiz tarafından açıkça görülmüştür.
İlme, irfana, âlime ve arife hürmeti esas alan bir medeniyetin bakiyesi olan Türkiye’de eğitim çalışanlarına, yürüttükleri mesleğin manevi karşılığı olan saygının çok görülmemesini istiyoruz. Öğreticisine saygı duymayan bir toplumun, öğrendikleriyle iyiye, doğruya ve güzele yol almasının imkânsız olduğunu biliyoruz.
Buradan bir defa daha haykırıyoruz: Eğitim çalışanlarının açık hedef hâline gelmesi kabul edilemez bir durumdur. Okulların güvenliğinin sağlanması, yalnızca eğitim politikalarının değil, aynı zamanda kamu güvenliği anlayışının da temel unsurlarından biri olmalıdır.”
Açıklamanın sonunda saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere rahmet, yaralılara ise acil şifalar dilendi.





